
Dönmeyeceğim romanı
Şubat 2025’te Türkiye’de Mevlana Yayınları tarafından yayımlanan Dönmeyeceğim adlı roman, bu ülkedeki mültecilerin yaşadığı acıları ve zorlu hayatları anlatıyor.
Dönmeyeceğim adlı romanımın arka kapağına yazdım:
Bu kitap, diasporanın hikâyesidir; bir dağılma ve savrulma öyküsü. Köklerin kendi toprağından söküldüğü ve rüzgârda yönsüzce sürüklendiği hüzünlü bir anlatı…
Diaspora, gurbetin acısına verilen addır; dallarını uzak diyarlara uzatan, fakat doğduğu toprağın toprağını daima yüreğinde taşıyan bir ağacın hikâyesidir. Diaspora, insanın ruh coğrafyasının dünyanın resmî sınırlarına sığmaması demektir.
Onlar, küçük bavullarında saklı bir tarihin taşıyıcılarıdır; ana dillerinde akan gözyaşlarının ve binlerce farklı dil ve lehçede karşılık bulan gülümsemelerin taşıyıcılarıdır.
Bu roman, eşi ve iki küçük çocuğuyla daha huzurlu bir hayat umuduyla yola çıkan Afgan bir adamın hikâyesini anlatıyor. Ancak çıktığı bu yolculuğun huzurun başlangıcı değil, belirsizlik ve yerinden edilme girdabına açılan bir kapı olduğunu bilmemektedir. İran’daki ikamet izinleri iptal edildiğinde kendisini korkunç bir seçimin karşısında bulur ve Türkiye’ye gitmek zorunda kalır. Türkiye onun için ne bir başlangıçtır ne de bir son; umut ile umutsuzluk arasında sıkışıp kalınan acımasız bir bekleme alanıdır.
Sürgünün ölümcül labirentinde çocuklarını korumaya çalışırken, yaşadığı bütün yaralardan daha acı bir gerçekle yüzleşir: Bir mültecinin dünyanın hiçbir yerinde evi yoktur.
Bu kitap yalnızca bir göç hikâyesi değildir. Aynı zamanda Afganistan’ın yaralı tarihine, 2009 yılında İran’da yaşanan protesto hareketine, Pehlevi dönemine kısa bir bakışa, COVID-19 pandemisinin yayılmasına, İran’da kadınlardan esirgenen haklara ve Türkiye’de Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin bürokratik mekanizması içinde sıkışıp kalan sığınmacıların çaresizliğine de ışık tutar.
Roman, siyasetin bir parçası hâline gelen sığınmacıların bitmeyen acısını ve Türkiye’de 2018 yılında Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen kapsamlı değişikliklerin yarattığı sonuçları da ele alır. Son olarak, Yunanistan sınırının açılmasına yönelik bir talimatın, binlerce savunmasız sığınmacının hayatını nasıl bir ölüm fırtınasının ortasına sürüklediğini anlatır.
Binlerce yerinden edilmiş insanın yaşadığı acı gerçeğe ses veren, sürükleyici, sarsıcı ve acımasız bir hikâye.
Bu yolculuğun sonunda umut var mı? İnsan kendi kaderinden kaçabilir mi?
Bu soruların yanıtlarını Dönmeyeceğim’de bulacaksınız.