
Sepideh Darvishi
İranlı bir araştırmacı, yazar ve siyasi aktivisttir. Fars Dili ve Edebiyatı alanında doktora derecesine sahip olan Darvishi, aynı zamanda Tarih alanında doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Akademik ve mesleki yaşamı, edebiyat, tarih, kültür ve sanatın kesiştiği alanlarda şekillenmiştir. Lisans eğitimini Basım ve Yayın Yönetimi, yüksek lisans eğitimini ise Eski İran Dilleri ve Kültürleri alanında tamamlamıştır.
Onun Kaleminden:
Cümle kurmayı öğrendiğim andan beri kalem, hayatımın ayrılmaz bir parçası oldu. Yazmak benim için gördüklerimi kayda geçirmenin, yaşadıklarımı anlamlandırmanın ve insanın ve toplumun hayatını etkileyen olayların ardındaki anlamı sorgulamanın bir yolu. Bu nedenle yazmak benim için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda düşünmenin, soru sormanın ve anlatmanın bir biçimi.
Akademik çalışmalarımın bir döneminde eski İran metinlerine, özellikle Pehlevi ve Maniheist metinlere ve el yazmalarına odaklandım. Önemli araştırmalarımdan biri, “Yaşayan İncil”in incelenmesi ve diğer dinî ve anlatı metinleriyle karşılaştırılması üzerineydi. Bu çalışma, Eski İran’ın düşünce dünyasına, diline ve edebî mirasına açılan önemli bir pencere niteliğindeydi.
Akademik çalışmalarımın yanı sıra uzun yıllar basın ve medya alanında gazeteci ve yazar olarak çalıştım. Honar-e Zaman ve Payam-e Mazandaran gibi yayınlarla çalıştım; sanat servisi editörlüğü ve sanat danışmanlığı yaptım. Bunun yanı sıra sanat, prodüksiyon, etkinlik organizasyonu ve reklam alanlarında faaliyet gösterdim ve Tahran’da kendi şirketim olan Kish Art Kadr’ı kurdum.
2000’li yılların sonları ile 2010’lu yılların başlarında kültürel ve sanatsal çalışmalarım belgesel sinemaya da uzandı. Belgesel film yapmak, yazı yoluyla kurduğum anlatıları görüntüye taşımama ve toplumsal, kültürel ve sanatsal meseleleri sinema aracılığıyla ele almama imkân verdi.
Toplumsal eleştiri, İran İslam Cumhuriyeti rejiminin politikalarına yönelik muhalefet ve mücadele, faaliyetlerimin önemli bir bölümünü oluşturdu. Bu yolun ağır sonuçları oldu. 30 Haziran 2011’de evim Devrim Muhafızları güçleri tarafından basıldı. Ardından, Moallem Caddesi’ndeki Devrim Savcılığı ve Evin’deki Şehid Moghaddas Birinci Sorgu Hâkimliği’nde gerçekleştirilen yetmişten fazla uzun sorgu boyunca bir yıl yedi ay fiziksel ve psikolojik işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldım.
Dosyamın şikâyetçisi Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Sarallah Kolordusu’ydu. Hakkımda “rejime karşı toplanma ve gizli anlaşma”, “ulusal güvenliğe karşı propaganda” ve “Velayet-i Fakih’e hakaret” gibi suçlamalar yöneltildi. Hâkim Mohammad Moghiseh’in yürüttüğü yargılama sonucunda bir buçuk yıl hapis cezasına (üç yıl ertelenmiş hapis cezası), mesleki faaliyetlerde bulunma yasağına, yurt dışına çıkış yasağına ve eserlerimin yayımlanmasının engellenmesine karar verildi. Bu süreç, hayatımın ve mesleki yolculuğumun önemli bir bölümünü derinden etkiledi.
2017 yılında İran’dan ayrıldım. 2023 yılında ise Devrim Muhafızları’nın yeni bir şikâyeti üzerine hakkımda “dış güvenliğe karşı suç işlemek amacıyla toplanma ve gizli anlaşma” suçlamasıyla yeni bir dava açıldı. Dava halen devam etmektedir. Bugün çalışmalarımı tarih, edebiyat ve kültürel araştırmalar alanlarında sürdürüyorum. Yazmayı ve araştırmayı geçmişi anlamanın, bugünü sorgulamanın ve insan deneyimini kayda geçirmenin iki temel yolu olarak görüyorum.